|
Sakarya Nehri
Sakarya Nehri’nin, Sakarya İl sınırlarına girişini
takiben izlediği yol, iklimin de kendisine sağladığı
avantajlarla seyrine doyulmaz görüntüler
sergileyerek ve Karadeniz’e biran önce kavuşma
arzusuyla, coşkuyla devam etmektedir. Geyve Boğazı
boyunca uzanan nehri, bir yandan demiryolu, bir
yandan da karayolu izlemektedir. Özellikle yeşilin
her tonunun hakim olduğu bu kesim, nehir ile güzel
bir uyum oluşturmaktadır. Yol boyunca hemen nehrin
kenarında bulunan dinlenme tesisleri, kır gazinoları
seyahat edenler için eşsiz bir dinlenme fırsatı
sunmaktadır.
Sakarya Nehri’nin 720 km süren yolculuğunun son
noktası Karasu İlçesi’nin Yenimahalle Semti’dir.
Burada bulunan çay bahçeleri, balık lokantaları
ağırladığı misafirlerine bu güzelliğe tanıklık etme
fırsatını vermektedir.
Mudurnu Çayı
Pamukova’nın güneyinden il topraklarına giren
Sakarya Nehri’ne, Adapazarı’nın doğusunda katılan
Mudurnu Çayı, nehre Sakarya İl sınırlarında katılan
en uzun akarsudur (64.9km).
Aygır Deresi
Sapanca Gölü’ne dökülen yüksek debili, coşkulu
derelerden birisidir. Derenin çevresinin doğa
gezilerine uygun olması ve İstanbul’dan 1.5 saatlik
bir yolculukla ulaşılması; Aygır Deresi’ni özellikle
hafta sonları İstanbullu doğa severlerin başlıca
uğrak yeri haline getirmektedir. Dere boyunca devam
eden yürüyüş parkuru, kanyon içinde devam
etmektedir. Kanyon içinde bulunan iki şelalenin
görüntü güzelliği ve şelalelerin altındaki
gölcüklerde yüzme imkanının bulunması tatilciler
için burayı vazgeçilmez kılmaktadır. Dereden
alabalık yakalamakta mümkündür. Yakalanan
alabalıklar buraya gelen tatilcilerin damak tadına
hitap etmektedir.
Kurtköy Deresi
Yazın kuruyan Kurtköy Deresi, Sapanca Gölü’nün su
seviyesinin yüksekliğinde etkili olan başlıca
derelerdendir. Sapanca’nın bulunduğu ovalık arazi bu
derenin sürüklediği alüvyonlar sonucu oluşmuştur.
Doğançay
İlkbahar, yaz ve sonbahar mevsimlerinde tatilcilerin
uğrak yeri olan Doğançay’ın suyu genellikle az
olmasına rağmen muhteşem bir çağlayan göle sahiptir.
Bölgeye ulaşım Bilecik yolundan Doğançay sapağına
dönülerek sağlanmaktadır.
Özellikle hafta sonları çevre illerden doğa yürüyüşü
ve kamp yapmak maksadıyla gelen ziyaretçilerine
eşsiz güzellikler sunmaktadır. Sahip olduğu oldukça
zorlu yürüyüş parkuru orman içinde başlayıp dere
yatağında devam etmektedir. Dere yatağındaki bu
zorlu yürüyüşün sonunda çağlayan kenarında yemek
yeme ve köy kahvesinde çay içme olanağı
bulunmaktadır.
Çark Suyu
Sapanca Gölü’nün bir ayağı olan Çark Suyu,
Adapazarı’nın içinden geçmekte ve Sapanca Gölü’nün
fazla suları, Çark Suyu ile Sakarya Nehri’ne
boşalmaktadır. Çark Suyu kenarındaki Çark Mesire,
içindeki hayvanat bahçesi ve yeme içme tesisleriyle
Adapazarı’nın turistik potansiyeli en yüksek
yerlerinden biridir. [www.adptso.org.tr]
Dinsiz Çayı
Mudurnu Çayı’nın bir kolu olan Dinsiz Çayı’nın
uzunluğu 34 km dir. Dinsiz Çayı, Hendek sınırı
yakınında Beynevit Köyü civarında doğmaktadır. Daha
sonra doğudan Fabrika Dere ve Balıklı Dere’yi,
güneyden Bıçkı ve Gürcü Dere’yi alarak, Akyazı,
Hendek ve merkez ilçe sınırlarının birleştiği yerde
Mudurnu Çayı’na katılmaktadır.
Değirmendere
Değirmendere, Kandıra’nın doğusundaki Alabaşlar Köyü
yakınından doğar. Kandıra, Kaynarca sınırını çizerek
akar. Kaynarca’nın kuzeyinde Karaboğaz yöresinde
Karadeniz’e dökülür.
Maden Deresi
Maden Deresi, Hendek İlçesi’nin kuzeyinden,
Çaltepe’den doğarak 30 km bir yol kat ettikten sonra
Kocaali’nin batısından Karadeniz’e ulaşmaktadır.
Oldukça sık bir ormanlık alan içerisinde derince bir
vadinin içinde akan derenin sağ ve sol kıyılarında
kayın, kestane ve çınar ağaçları arasında bulunan
patikalar, yürüyüş için oldukça uygun bir ortam
oluşturmaktadır. Patikayı takiben kayalıklar
üzerinde çeşitli mağara girişlerinin bulunduğu
bölgede Cumhuriyetin ilk yıllarında açıldığı
söylenen bir altın madeni bulunmaktadır. Maden
kapatılmış olup madene ait bazı tünel ve yollar hala
kullanılmaktadır. Ayrıca alabalık ve sazan balığının
bulunduğu derede olta balıkçılığı da yapılmaktadır
[www.ae.metu.edu.tr].
Akçay
Geyve İlçe’sinin kuzeybatısındaki Eskiyayla
mevkiinden doğan Akçay Deresi, çok sayıda küçük dere
ile birleştikten sonra Adliye Köyü kenarından
Sakarya Nehri’ne katılır.
Akçay Deresi boyunca alabalık üretme çiftlikleri ve
lokantaları mevcuttur. Bölge özellikle yaz aylarının
kavurucu sıcağından kaçıp, serinlemek isteyenlere
eşsiz bir ortam sunmaktadır.
Karaçay
Sakarya Nehri, Pamukova İlçesi’nin güneyinde il
topraklarına girdikten itibaren önce güneybatı,
kuzeybatı istikametinde akar, devamında Geyve
Boğazı’na girmeden önce sağdan Karaçay Deresi
katılmakta ve yeşillikler içerisinde 28.6 km yol kat
etmektedir
İstanbul Deresi
Orman içinden geçen şelaleler eşliğinde bir yürüyüş
parkuruna sahip olan İstanbul Deresi her mevsimde
tatilcilerin ziyaretine müsaittir. Dere içinden ve
dere kenarından devam eden yürüyüş parkuru
çevresinde bulunan kestane ve kayın ağaçları burada
yapılan gezileri daha güzel kılmaktadır.
Dere boyunca karşılaşılan küçük şelaleler, dere
kenarında dizilen kestane ve kayın ağaçları ve suda
bulunan benekli alabalıklar birleşerek bir doğa
harikasını oluşturmakta ve burayı tatilcilerin
vazgeçilmez mekanı haline getirmektedir.
Yanıkdere
Sapanca gölüne dökülen derelerden biri olan Yanık
Dere, aynı zamanda oldukça renkli bir yürüyüş
parkuruna sahiptir. Parkurun başlangıcı Sapanca
merkezine 7 km uzaklıkta olup Mahmudiye ve
Maşukiye’nin tam ortasında bulunmaktadır.Doğa
severlerin hafta sonları yürüyüş parkuru olarak
değerlendirdiği bölge, orman içerisine ilerleyen bir
patikayla başlayıp dere yatağına bağlanmaktadır.
Minik şelaleleri, doğal havuzları ve yer yer zorlu
kaya tırmanışlarıyla diğer dere yürüyüş
parkurlarından ayrılır. Hafta sonları doğanın
güzelliklerini ve heyecanını doya doya yaşamak
isteyenler için vazgeçilmez bir ortam sunmaktadır.
Mahmudiye Deresi
Samanlı Dağları’ndan gelen kar suları ve mevsim
yağmurları ile beslenen Mahmudiye Deresi,
yeşilliklerle bezeli tabii güzellikler içerisinde
akarak Sapanca Gölü’ne dökülür. Dere boyu özellikle
hafta sonları yürüyüş maksatlı gelen ziyaretçilerini
ağırlamaktadır.
AV TURİZMİ
Av turizmi, bilinçli ve belli bir eğitime dayanarak,
doğaya zarar vermeden yapılan,sadece olgunluğa
erişmiş hayvanların avlanması olayıdır.Türkiye
coğrafi yapısı, bitki örtüsü ve yaban hayatı
bakımından av turizminin gelişmesine elverişli
konumdadır. Av Turizmine açılacak avlaklar,
ülkemizin av hayvanı potansiyeli dikkate alınarak,
Orman Bakanlığı (Milli Parklar, Av ve Yaban Hayatı
Genel Müdürlüğü) tarafından tespit ve ilan
edilmektedir. Yabancı turist avcılar, Orman
Bakanlığınca A Gurubu Seyahat Acentelerine verilen
Av Turizmi İzin Belgesi ile avlanabilmektedirler.
Türkiye’de bilinçli ve gerçek anlamda av turizmi,
1981 yılında Antalya’nın Düzler çamı bölgesinde dağ
keçisi ve domuz avı ile başlamıştır.
Sakarya’da Kara Tavuk, Yaban Ördeği, Bıldırcın avı
için Küçük boğaz Gölü çevresi,Karasu Maden Deresi
mevkii, Büyük Akgöl mevkii av için ideal
yerlerdendir. Ayrıca, Sapanca Gölü ve etrafını
çevreleyen Samandağı eteklerinde Keklik, Çulluk,
Tavşan ve kış aylarında Domuz ve Geyik avı
yapılabilmektedir. Sakarya, olta balıkçılığı
açısından da önemli bir potansiyele sahiptir.
Sapanca Gölü’nde Tatlı Su Levreği, Yayın, Tuna,
Sazan, Kerevit; Küçükboğaz Gölü’nde Tatlı
Su Kefali; Maden Deresinin Kuyumculu Köyü
dolaylarında Alabalık; Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e
döküldüğü yerde Mersin Balığı avı yapılmaktadır.
Ancak balık avcılığı Sapanca Gölü’nde sürekli olarak
yasaklanmıştır; ayrıca Poyrazlar Gölü sit alanı
olması sebebiyle balık avına kapalıdır.
Flora Turizmi
Sakarya İli, iklimin, toprak yapısının kendisine
verdiği avantajlar sayesinde çok zengin florasını
insanların rehabilitasyonuna sunmaktadır. Sakarya
İli’nin zengin florası içinde, geniş yapraklı
ağaçlardan; meşe, kayın, gürgen, kestane, kızılağaç,
kavak, dişbudak, ıhlamur, huş, akça ağaç ve çınar,
iğne yapraklı ağaçlardan; sarıçam, kızılçam,
karaçam, fıstık çamı, göknar, ladin, sedir, ardıç,
selvi türleri ile onlarca değişik süs bitkisi
bulunmaktadır.
Flora turizmi konusunda Sapanca İlçesi, biraz daha
ön plana çıkmaktadır. İlçede 150 kadar süs bitkisi
üretimi yapan küçük ve orta ölçekli işletme
mevcuttur. Dış ve iç mekan süslemesinde kullanılmak
üzere üretilip satışa sunulan süs bitkileri genel
olarak; kent peyzajları (kent meydanları, parklar
v.b), konutların çevre düzenlemeleri (bahçe, villa,
site bahçelerinin tasarımları), konaklama ve
yeme-içme tesislerinin, spor komplekslerinin
tasarımları, karayolları ve diğer yol kenarlarının
düzenlenmesinde, diğer turistik mekanların dış ve iç
düzenlemelerinde kullanılmaktadır. Sakarya İli’ne
gelen ziyaretçiler gezip görmenin, yemenin içmenin
yanında doğal ortamında görüp dokunduğu, kokladığı,
ağaç ve süs bitkisini alıp yaşadığı mekanlara
taşıyabilme fırsatını bulmaktadırlar.
GÖLLER
SAPANCA GÖLÜ
İzmit Körfezi’nin doğusunda vaktiyle Marmara
Denizi’nin bir parçası iken yığılmalar sonucunda
oluşan Sapanca Gölü’nün doğu-batı yönünde uzunluğu
17km. en geniş yeri ise, 6km.’ye ulaşır. Deniz
seviyesinden yüksekliği 30 metre kadar olan gölün en
derin yeri 61 metredir. Yüzölçümü 42 km2 olan
Sapanca Gölü, kabaca elips biçimindedir.
Evliya Çelebi Sapanca Gölü’nü şöyle anlatır:
“Sapanca Gölünün çevresi 24 mildir. Dört çevresinde
kasaba gibi 76 köy vardır. Cümle halkı bu haliç’in
suyundan içtiklerinden yüzlerinin rengi kırmızıdır.
Ürünleri çok ise de bağları yoktur. Bahçeleri hadden
aşkındır. Bu gölün kenarında bir tür kavun ve karpuz
olur ki, ancak ikisini bir eşek çekebilir. Bu göl
içinde 80 pare(parça) kayık ve çırnaklar (tahıl
kayığı) vardır ki, köyden adam, kereste ve eşya
götürürler. Bu gölde bulunan yetmiş seksen çeşit
balıktan avlayıp kar ederler. Alabalığı, Sazan
balığı, turna balığı gibi tatlı su balıkları gayet
lezzetli olur. Gölün derinliği ekseri yerlerinde
yirmi kulaçtır. Suyu gayet saf ve berraktır.
Kıyısında olan köylerin kadınları elbise
yıkadıklarında asla sabun sürmezler. Bu gölün
doğusunda iki saat uzaklıktan Sakarya nehri geçer.
Kocaeli’nde İrva kasabası kenarında Karadeniz’e
dökülür. Sakarya azıcık bir himmet ile bu göle
akıtılabilir. Bu göl, İzmit Körfezi’ne üç saat kadar
yakın olduğundan ayağı İzmit Tuzlası önünde deryaya
karışır. Hatta, bir asırda bu gölü İzmit Körfezi’ne
katmak için yüz binlerce kazma ve çapalı ırgat
toplattırılmış ise de İzmit halkının buna birçok
hazineler ve Nuh Ömrü gerektirir diye gevşeklik
göstermesi işin tamamlanmasına engel olmuş. Ama
Sakarya Nehri bu gölde, İzmit körfezine karıştırılsa
Bolu’ya kadar beş konaklık yer mamur olurdu.
İstanbul gemileri ta Bolu’ya yetişir ve İstanbul’da
bir tahta üç akçeye, bir kantar odun beş akçeye olup
hayratı büyük olurdu.
POYRAZLAR GÖLÜ
Adapazarı’nın kuzeydoğusunda Sakarya Irmağı’nın
yakınındaki 60 hektarlık bu göle, yanındaki
Poyrazlar Köyü nedeniyle bu ad verilmiştir. Gölün
başka bir adı da Teke Gölü’dür. Sakarya Irmağı’nın
eski yatağında oluşan Poyrazlar Gölü, iki sırt
arasında uzanmakta olup, Sakarya Irmağı taştığında
fazla suları Kapaklı Boğazı’ndan göle boşalmaktadır.
Genel olarak bu şekilde beslenen Poyrazlar Gölü,
oldukça derin olup yalnızca güney kıyıları sığ ve
sazlıktır. Kuzey ucunda bir ayakla fazla suları
Sakarya Irmağı’na boşalır. Başta sazan olmak üzere
çeşitli tatlı su balıkları bulunan göl, son yıllarda
piknik alanları ile gitgide turistik bir önem
kazanmaya başlamıştır.
TAŞKISIĞI GÖLÜ
Adapazarı’nın kuzeyinde Taşkısık ve Ekizce köyleri
arasında olup 90 hektarlık bir alanı kaplar Çaltıcak
Gölü diye de anılan gölde, çeşitli tatlı su
balıkları ve kerevit bulunur. Son yıllarda turistik
yönden ilgi görmektedir.
KÜÇÜK AKGÖL
Taşkısığı Gölü’nün 3 km. doğusundadır. Yalnızca 20
hektar yüzölçümü olan bu göl, dipten kaynayan
sularla beslenmektedir. Gölün kuzey kesimi sazlık ve
bataklıktır. Fazla sularını, bir ayakla Çark Suyu’na
boşaltır. Suyu tatlı ama bulanıktır. Bu nedenle
tatlı su balıklarının yaşamasına elverişli bir ortam
yoktur.
BÜYÜK AKGÖL
Merkez ilçe ile Karasu ilçesi arasında yer alan 190
hektar yüzölçümlü Büyük Akgöl’ün büyük kesimi sazlık
ve bataklık durumundadır.Gölde bol balık olup
zıpkınla avlanılmaktadır. Ayrıca gölün sazlık ve
bataklık yerlerinde yabankazı ve yabanördeği de
avlanmaktadır.
ACARLAR GÖLÜ
Karasu- Kaynarca sınırında yer alan bu göl, 1562
hektar yüzölçümlüdür. Bunun 861 hektarı bataklık
durumundadır.Gölün çevresindeki orman örtüsü, yer
yer bataklıkların içine sokulmuştur. Acarlar
Gölü’nün fazla suları bir ayakla Sakarya Irmağı’na
boşalmaktadır.
İl Ormanı Orman İçi Dinlenme Yeri
Adapazarı-Sapanca karayolu üzerinde Adapazarı’na 12
km mesafede 154.5 Hektar alana sahip günübirlik
piknik sahasıdır. İlk olarak 1983 yılında tesis
edilen sahada; idare binası, 5 adet tuvalet,
elektrik, su (1 adet depo, 16 çeşme), 3 adet çocuk
oyun alanı, sportif sahalar, 2 adet giriş kontrol
kulübesi, kır gazinosu, büfe, manzara seyir terası,
4 adet yağmur barınağı, kamelya, 180 adet piknik
masası gibi düzenleme çalışmaları mevcuttur.
Meşe, karaçam, sarıçam, kızılçam ve sahil çamı ile
kaplı bulunan bir orman örtüsüne sahip olan
O.İ.D.Y., Sakarya ve çevre illerden gelen
ziyaretçilerin dinlenme ve rekreasyon ihtiyaçlarını
karşılamaktadır.17 Ağustos 1999 depremiyle zarar
gören bazı tesisler 2000-2002 yılları içerisinde
yeniden yapılarak hizmete sunulmuştur.
ŞELALELER
Sakarya’nın oldukça bol ve güçlü akarsu kaynakları
olması neticesinde doğal olarak şelaleri de boldur.
Bunların başta geleni Doğançay (Maksudiye)
Şelaleleri’dir. Doğançay Beldesi Adapazarı-Geyve
yolu üzerindedir. Doğançay’dan doğuya dönülerek
Maksudiye Köyü’ne varılır.Şelaleler Maksudiye Köyü
sınırları içindedir. Dere üzerinde ard arda beş ayrı
şelale oluşmuştur. Şelalelerin ve derenin bu
kısmının içinden aktığı vadi oldukça dik yamaçlara
sahip. Ancak hemen aşağı kısımlarda piknik yapmak
için elverişli alanlar ve trekking parkurları
vardır. Bir diğer şelale Madenderesi üzerinde ve
Madenderesi Mesire Yerinin hemen doğu
istikametindeki üst yamaçlarındadır. Bu şelalenin
oluşumu maden ocakları için su almak amacıyla dere
önüne set çekilmesi suretiyle olmuştur.
|