.:: KÜLTÜR VE TURİZM
  .: Geleneksel Özellikler
  .: Turizm
   .:> Genel Bilgiler
   .:> Konaklama Tesisleri
   .:> Yeme İçme Tesisleri
   .:> Mesire Yerleri
   .:> Yayla Turizm
   .:> Kıyı Turizm
   .:> Sağlık Turizm
   .:> Kültür Turizm
   .:> Doğa Turizm
   .:> Doğa Sporları
  .: Yöresel Halk Oyunları
  .: El Sanatları
  .: Yöresel Yemekler
  .: Festival ve Fuarlar
  .: Kültürel Tesisler


Ç
Sakarya Valisi Nuri OKUTAN Sakarya da ilk yılını değerlendirdi.


Mail Adresleri

nuri_okutan@hotmail.com
nuri_okutan@yahoo.com
 

 .:: ANA SAYFA / KÜLTÜR VE TURİZM /Turizm/ Doğa Turizmi


AKARSULAR

Sakarya Nehri

Sakarya Nehri’nin, Sakarya İl sınırlarına girişini takiben izlediği yol, iklimin de kendisine sağladığı avantajlarla seyrine doyulmaz görüntüler sergileyerek ve Karadeniz’e biran önce kavuşma arzusuyla, coşkuyla devam etmektedir. Geyve Boğazı boyunca uzanan nehri, bir yandan demiryolu, bir yandan da karayolu izlemektedir. Özellikle yeşilin her tonunun hakim olduğu bu kesim, nehir ile güzel bir uyum oluşturmaktadır. Yol boyunca hemen nehrin kenarında bulunan dinlenme tesisleri, kır gazinoları seyahat edenler için eşsiz bir dinlenme fırsatı sunmaktadır.

Sakarya Nehri’nin 720 km süren yolculuğunun son noktası Karasu İlçesi’nin Yenimahalle Semti’dir. Burada bulunan çay bahçeleri, balık lokantaları ağırladığı misafirlerine bu güzelliğe tanıklık etme fırsatını vermektedir.

Mudurnu Çayı

Pamukova’nın güneyinden il topraklarına giren Sakarya Nehri’ne, Adapazarı’nın doğusunda katılan Mudurnu Çayı, nehre Sakarya İl sınırlarında katılan en uzun akarsudur (64.9km).

Aygır Deresi

Sapanca Gölü’ne dökülen yüksek debili, coşkulu derelerden birisidir. Derenin çevresinin doğa gezilerine uygun olması ve İstanbul’dan 1.5 saatlik bir yolculukla ulaşılması; Aygır Deresi’ni özellikle hafta sonları İstanbullu doğa severlerin başlıca uğrak yeri haline getirmektedir. Dere boyunca devam eden yürüyüş parkuru, kanyon içinde devam etmektedir. Kanyon içinde bulunan iki şelalenin görüntü güzelliği ve şelalelerin altındaki gölcüklerde yüzme imkanının bulunması tatilciler için burayı vazgeçilmez kılmaktadır. Dereden alabalık yakalamakta mümkündür. Yakalanan alabalıklar buraya gelen tatilcilerin damak tadına hitap etmektedir.

Kurtköy Deresi

Yazın kuruyan Kurtköy Deresi, Sapanca Gölü’nün su seviyesinin yüksekliğinde etkili olan başlıca derelerdendir. Sapanca’nın bulunduğu ovalık arazi bu derenin sürüklediği alüvyonlar sonucu oluşmuştur.

Doğançay

İlkbahar, yaz ve sonbahar mevsimlerinde tatilcilerin uğrak yeri olan Doğançay’ın suyu genellikle az olmasına rağmen muhteşem bir çağlayan göle sahiptir. Bölgeye ulaşım Bilecik yolundan Doğançay sapağına dönülerek sağlanmaktadır.

Özellikle hafta sonları çevre illerden doğa yürüyüşü ve kamp yapmak maksadıyla gelen ziyaretçilerine eşsiz güzellikler sunmaktadır. Sahip olduğu oldukça zorlu yürüyüş parkuru orman içinde başlayıp dere yatağında devam etmektedir. Dere yatağındaki bu zorlu yürüyüşün sonunda çağlayan kenarında yemek yeme ve köy kahvesinde çay içme olanağı bulunmaktadır.

Çark Suyu

Sapanca Gölü’nün bir ayağı olan Çark Suyu, Adapazarı’nın içinden geçmekte ve Sapanca Gölü’nün fazla suları, Çark Suyu ile Sakarya Nehri’ne boşalmaktadır. Çark Suyu kenarındaki Çark Mesire, içindeki hayvanat bahçesi ve yeme içme tesisleriyle Adapazarı’nın turistik potansiyeli en yüksek yerlerinden biridir. [www.adptso.org.tr]

Dinsiz Çayı

Mudurnu Çayı’nın bir kolu olan Dinsiz Çayı’nın uzunluğu 34 km dir. Dinsiz Çayı, Hendek sınırı yakınında Beynevit Köyü civarında doğmaktadır. Daha sonra doğudan Fabrika Dere ve Balıklı Dere’yi, güneyden Bıçkı ve Gürcü Dere’yi alarak, Akyazı, Hendek ve merkez ilçe sınırlarının birleştiği yerde Mudurnu Çayı’na katılmaktadır.

Değirmendere

Değirmendere, Kandıra’nın doğusundaki Alabaşlar Köyü yakınından doğar. Kandıra, Kaynarca sınırını çizerek akar. Kaynarca’nın kuzeyinde Karaboğaz yöresinde Karadeniz’e dökülür.

Maden Deresi

Maden Deresi, Hendek İlçesi’nin kuzeyinden, Çaltepe’den doğarak 30 km bir yol kat ettikten sonra Kocaali’nin batısından Karadeniz’e ulaşmaktadır. Oldukça sık bir ormanlık alan içerisinde derince bir vadinin içinde akan derenin sağ ve sol kıyılarında kayın, kestane ve çınar ağaçları arasında bulunan patikalar, yürüyüş için oldukça uygun bir ortam oluşturmaktadır. Patikayı takiben kayalıklar üzerinde çeşitli mağara girişlerinin bulunduğu bölgede Cumhuriyetin ilk yıllarında açıldığı söylenen bir altın madeni bulunmaktadır. Maden kapatılmış olup madene ait bazı tünel ve yollar hala kullanılmaktadır. Ayrıca alabalık ve sazan balığının bulunduğu derede olta balıkçılığı da yapılmaktadır [www.ae.metu.edu.tr].

Akçay

Geyve İlçe’sinin kuzeybatısındaki Eskiyayla mevkiinden doğan Akçay Deresi, çok sayıda küçük dere ile birleştikten sonra Adliye Köyü kenarından Sakarya Nehri’ne katılır.

Akçay Deresi boyunca alabalık üretme çiftlikleri ve lokantaları mevcuttur. Bölge özellikle yaz aylarının kavurucu sıcağından kaçıp, serinlemek isteyenlere eşsiz bir ortam sunmaktadır.

Karaçay

Sakarya Nehri, Pamukova İlçesi’nin güneyinde il topraklarına girdikten itibaren önce güneybatı, kuzeybatı istikametinde akar, devamında Geyve Boğazı’na girmeden önce sağdan Karaçay Deresi katılmakta ve yeşillikler içerisinde 28.6 km yol kat etmektedir

İstanbul Deresi

Orman içinden geçen şelaleler eşliğinde bir yürüyüş parkuruna sahip olan İstanbul Deresi her mevsimde tatilcilerin ziyaretine müsaittir. Dere içinden ve dere kenarından devam eden yürüyüş parkuru çevresinde bulunan kestane ve kayın ağaçları burada yapılan gezileri daha güzel kılmaktadır.

Dere boyunca karşılaşılan küçük şelaleler, dere kenarında dizilen kestane ve kayın ağaçları ve suda bulunan benekli alabalıklar birleşerek bir doğa harikasını oluşturmakta ve burayı tatilcilerin vazgeçilmez mekanı haline getirmektedir.

Yanıkdere

Sapanca gölüne dökülen derelerden biri olan Yanık Dere, aynı zamanda oldukça renkli bir yürüyüş parkuruna sahiptir. Parkurun başlangıcı Sapanca merkezine 7 km uzaklıkta olup Mahmudiye ve Maşukiye’nin tam ortasında bulunmaktadır.Doğa severlerin hafta sonları yürüyüş parkuru olarak değerlendirdiği bölge, orman içerisine ilerleyen bir patikayla başlayıp dere yatağına bağlanmaktadır. Minik şelaleleri, doğal havuzları ve yer yer zorlu kaya tırmanışlarıyla diğer dere yürüyüş parkurlarından ayrılır. Hafta sonları doğanın güzelliklerini ve heyecanını doya doya yaşamak isteyenler için vazgeçilmez bir ortam sunmaktadır.

Mahmudiye Deresi

Samanlı Dağları’ndan gelen kar suları ve mevsim yağmurları ile beslenen Mahmudiye Deresi, yeşilliklerle bezeli tabii güzellikler içerisinde akarak Sapanca Gölü’ne dökülür. Dere boyu özellikle hafta sonları yürüyüş maksatlı gelen ziyaretçilerini ağırlamaktadır.

AV TURİZMİ

Av turizmi, bilinçli ve belli bir eğitime dayanarak, doğaya zarar vermeden yapılan,sadece olgunluğa erişmiş hayvanların avlanması olayıdır.Türkiye coğrafi yapısı, bitki örtüsü ve yaban hayatı bakımından av turizminin gelişmesine elverişli konumdadır. Av Turizmine açılacak avlaklar, ülkemizin av hayvanı potansiyeli dikkate alınarak, Orman Bakanlığı (Milli Parklar, Av ve Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü) tarafından tespit ve ilan edilmektedir. Yabancı turist avcılar, Orman Bakanlığınca A Gurubu Seyahat Acentelerine verilen Av Turizmi İzin Belgesi ile avlanabilmektedirler. Türkiye’de bilinçli ve gerçek anlamda av turizmi, 1981 yılında Antalya’nın Düzler çamı bölgesinde dağ keçisi ve domuz avı ile başlamıştır.

Sakarya’da Kara Tavuk, Yaban Ördeği, Bıldırcın avı için Küçük boğaz Gölü çevresi,Karasu Maden Deresi mevkii, Büyük Akgöl mevkii av için ideal yerlerdendir. Ayrıca, Sapanca Gölü ve etrafını çevreleyen Samandağı eteklerinde Keklik, Çulluk, Tavşan ve kış aylarında Domuz ve Geyik avı yapılabilmektedir. Sakarya, olta balıkçılığı açısından da önemli bir potansiyele sahiptir. Sapanca Gölü’nde Tatlı Su Levreği, Yayın, Tuna, Sazan, Kerevit; Küçükboğaz Gölü’nde Tatlı
Su Kefali; Maden Deresinin Kuyumculu Köyü dolaylarında Alabalık; Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü yerde Mersin Balığı avı yapılmaktadır. Ancak balık avcılığı Sapanca Gölü’nde sürekli olarak yasaklanmıştır; ayrıca Poyrazlar Gölü sit alanı olması sebebiyle balık avına kapalıdır.

Flora Turizmi

Sakarya İli, iklimin, toprak yapısının kendisine verdiği avantajlar sayesinde çok zengin florasını insanların rehabilitasyonuna sunmaktadır. Sakarya İli’nin zengin florası içinde, geniş yapraklı ağaçlardan; meşe, kayın, gürgen, kestane, kızılağaç, kavak, dişbudak, ıhlamur, huş, akça ağaç ve çınar, iğne yapraklı ağaçlardan; sarıçam, kızılçam, karaçam, fıstık çamı, göknar, ladin, sedir, ardıç, selvi türleri ile onlarca değişik süs bitkisi bulunmaktadır.

Flora turizmi konusunda Sapanca İlçesi, biraz daha ön plana çıkmaktadır. İlçede 150 kadar süs bitkisi üretimi yapan küçük ve orta ölçekli işletme mevcuttur. Dış ve iç mekan süslemesinde kullanılmak üzere üretilip satışa sunulan süs bitkileri genel olarak; kent peyzajları (kent meydanları, parklar v.b), konutların çevre düzenlemeleri (bahçe, villa, site bahçelerinin tasarımları), konaklama ve yeme-içme tesislerinin, spor komplekslerinin tasarımları, karayolları ve diğer yol kenarlarının düzenlenmesinde, diğer turistik mekanların dış ve iç düzenlemelerinde kullanılmaktadır. Sakarya İli’ne gelen ziyaretçiler gezip görmenin, yemenin içmenin yanında doğal ortamında görüp dokunduğu, kokladığı, ağaç ve süs bitkisini alıp yaşadığı mekanlara taşıyabilme fırsatını bulmaktadırlar.

GÖLLER


SAPANCA GÖLÜ

İzmit Körfezi’nin doğusunda vaktiyle Marmara Denizi’nin bir parçası iken yığılmalar sonucunda oluşan Sapanca Gölü’nün doğu-batı yönünde uzunluğu 17km. en geniş yeri ise, 6km.’ye ulaşır. Deniz seviyesinden yüksekliği 30 metre kadar olan gölün en derin yeri 61 metredir. Yüzölçümü 42 km2 olan Sapanca Gölü, kabaca elips biçimindedir.
Evliya Çelebi Sapanca Gölü’nü şöyle anlatır:

“Sapanca Gölünün çevresi 24 mildir. Dört çevresinde kasaba gibi 76 köy vardır. Cümle halkı bu haliç’in suyundan içtiklerinden yüzlerinin rengi kırmızıdır. Ürünleri çok ise de bağları yoktur. Bahçeleri hadden aşkındır. Bu gölün kenarında bir tür kavun ve karpuz olur ki, ancak ikisini bir eşek çekebilir. Bu göl içinde 80 pare(parça) kayık ve çırnaklar (tahıl kayığı) vardır ki, köyden adam, kereste ve eşya götürürler. Bu gölde bulunan yetmiş seksen çeşit balıktan avlayıp kar ederler. Alabalığı, Sazan balığı, turna balığı gibi tatlı su balıkları gayet lezzetli olur. Gölün derinliği ekseri yerlerinde yirmi kulaçtır. Suyu gayet saf ve berraktır. Kıyısında olan köylerin kadınları elbise yıkadıklarında asla sabun sürmezler. Bu gölün doğusunda iki saat uzaklıktan Sakarya nehri geçer. Kocaeli’nde İrva kasabası kenarında Karadeniz’e dökülür. Sakarya azıcık bir himmet ile bu göle akıtılabilir. Bu göl, İzmit Körfezi’ne üç saat kadar yakın olduğundan ayağı İzmit Tuzlası önünde deryaya karışır. Hatta, bir asırda bu gölü İzmit Körfezi’ne katmak için yüz binlerce kazma ve çapalı ırgat toplattırılmış ise de İzmit halkının buna birçok hazineler ve Nuh Ömrü gerektirir diye gevşeklik göstermesi işin tamamlanmasına engel olmuş. Ama Sakarya Nehri bu gölde, İzmit körfezine karıştırılsa Bolu’ya kadar beş konaklık yer mamur olurdu. İstanbul gemileri ta Bolu’ya yetişir ve İstanbul’da bir tahta üç akçeye, bir kantar odun beş akçeye olup hayratı büyük olurdu.

POYRAZLAR GÖLÜ

Adapazarı’nın kuzeydoğusunda Sakarya Irmağı’nın yakınındaki 60 hektarlık bu göle, yanındaki Poyrazlar Köyü nedeniyle bu ad verilmiştir. Gölün başka bir adı da Teke Gölü’dür. Sakarya Irmağı’nın eski yatağında oluşan Poyrazlar Gölü, iki sırt arasında uzanmakta olup, Sakarya Irmağı taştığında fazla suları Kapaklı Boğazı’ndan göle boşalmaktadır. Genel olarak bu şekilde beslenen Poyrazlar Gölü, oldukça derin olup yalnızca güney kıyıları sığ ve sazlıktır. Kuzey ucunda bir ayakla fazla suları Sakarya Irmağı’na boşalır. Başta sazan olmak üzere çeşitli tatlı su balıkları bulunan göl, son yıllarda piknik alanları ile gitgide turistik bir önem kazanmaya başlamıştır.

TAŞKISIĞI GÖLÜ

Adapazarı’nın kuzeyinde Taşkısık ve Ekizce köyleri arasında olup 90 hektarlık bir alanı kaplar Çaltıcak Gölü diye de anılan gölde, çeşitli tatlı su balıkları ve kerevit bulunur. Son yıllarda turistik yönden ilgi görmektedir.

KÜÇÜK AKGÖL

Taşkısığı Gölü’nün 3 km. doğusundadır. Yalnızca 20 hektar yüzölçümü olan bu göl, dipten kaynayan sularla beslenmektedir. Gölün kuzey kesimi sazlık ve bataklıktır. Fazla sularını, bir ayakla Çark Suyu’na boşaltır. Suyu tatlı ama bulanıktır. Bu nedenle tatlı su balıklarının yaşamasına elverişli bir ortam yoktur.

BÜYÜK AKGÖL

Merkez ilçe ile Karasu ilçesi arasında yer alan 190 hektar yüzölçümlü Büyük Akgöl’ün büyük kesimi sazlık ve bataklık durumundadır.Gölde bol balık olup zıpkınla avlanılmaktadır. Ayrıca gölün sazlık ve bataklık yerlerinde yabankazı ve yabanördeği de avlanmaktadır.

ACARLAR GÖLÜ

Karasu- Kaynarca sınırında yer alan bu göl, 1562 hektar yüzölçümlüdür. Bunun 861 hektarı bataklık durumundadır.Gölün çevresindeki orman örtüsü, yer yer bataklıkların içine sokulmuştur. Acarlar Gölü’nün fazla suları bir ayakla Sakarya Irmağı’na boşalmaktadır.

İl Ormanı Orman İçi Dinlenme Yeri

Adapazarı-Sapanca karayolu üzerinde Adapazarı’na 12 km mesafede 154.5 Hektar alana sahip günübirlik piknik sahasıdır. İlk olarak 1983 yılında tesis edilen sahada; idare binası, 5 adet tuvalet, elektrik, su (1 adet depo, 16 çeşme), 3 adet çocuk oyun alanı, sportif sahalar, 2 adet giriş kontrol kulübesi, kır gazinosu, büfe, manzara seyir terası, 4 adet yağmur barınağı, kamelya, 180 adet piknik masası gibi düzenleme çalışmaları mevcuttur.
Meşe, karaçam, sarıçam, kızılçam ve sahil çamı ile kaplı bulunan bir orman örtüsüne sahip olan O.İ.D.Y., Sakarya ve çevre illerden gelen ziyaretçilerin dinlenme ve rekreasyon ihtiyaçlarını karşılamaktadır.17 Ağustos 1999 depremiyle zarar gören bazı tesisler 2000-2002 yılları içerisinde yeniden yapılarak hizmete sunulmuştur.


ŞELALELER

Sakarya’nın oldukça bol ve güçlü akarsu kaynakları olması neticesinde doğal olarak şelaleri de boldur. Bunların başta geleni Doğançay (Maksudiye) Şelaleleri’dir. Doğançay Beldesi Adapazarı-Geyve yolu üzerindedir. Doğançay’dan doğuya dönülerek Maksudiye Köyü’ne varılır.Şelaleler Maksudiye Köyü sınırları içindedir. Dere üzerinde ard arda beş ayrı şelale oluşmuştur. Şelalelerin ve derenin bu kısmının içinden aktığı vadi oldukça dik yamaçlara sahip. Ancak hemen aşağı kısımlarda piknik yapmak için elverişli alanlar ve trekking parkurları vardır. Bir diğer şelale Madenderesi üzerinde ve Madenderesi Mesire Yerinin hemen doğu istikametindeki üst yamaçlarındadır. Bu şelalenin oluşumu maden ocakları için su almak amacıyla dere önüne set çekilmesi suretiyle olmuştur.
 

 
 .: Güncel Haberler
 .: Basın Duyuruları
 .: Nöbetçi Eczaneler
 .: Resimlerle Sakarya
 .: e-vatandaş
 .: Önemli Telefonlar
 .: Bilgi Edinme Bürosu
 .: İnsan Hakları Kurulu
 .: Kurumsal Entegrasyon


 
 .:: Doğa Turizmi
   .:  Akarsular
   .:  Av Turizmi
   .:  Flora Fauna
   .:  Göller
   .:  Şelaleler

 

 

© Copyright  T.C. Sakarya Valiliği / Bilgi İşlem Merkezi 2005