|
Sakarya’ya özellikle 1864 (Rus-Kafkas Savaşları),
1877-1878 (93 Harbi), 1890-1894, 1912-1914,
1923-1924 (Büyük Mübadele), 1928-1930, 1950-1954 ve
1989 yıllarında sekiz kez dışarıdan göçle gelenlere
yerleşim alanlarını açmış bir İl’dir. Ayrıca
1950’den sonra başlayan kentleşme sürecinde en fazla
Karadeniz illerinden göç alan bir İl olmuştur.
Yöreye insanlar değişik yerleşim alanlarından
geldiği için, gelenekler ve göreneklerde
farklılıklar gözlenmektedir. Bu çoklu yapı, gelenek
ve görenekler çeşitliliği de beraberinde
getirmektedir. Halk oyunları da bu yapıdan
etkilenmiştir. Yörede oynanan halk oyunlarını iki
ana grupta incelemek mümkündür:
1. Sakarya yöresi halk oyunları
2. Göçmen halk oyunları ve dansları (Yurt içi
ve yurt dışında göçle gelenler nüfus oranları ve
etkinliklerine göre sıralanmıştır.)
a. Karadeniz Oyunları (Trabzon-Akçaabat, Artvin
yöreleri ağırlıklı oynanmaktadır.)
b. Kafkas Oyunları ve Dansları (Gürcü, Abhaz ve
Çerkes oyunları ve dansları)
c. Balkan ve Rumeli Oyunları ile Dansları (Üsküp ile
Trakya ağırlıklı)
d. Doğu Anadolu Oyunları (Erzurum ve Sivas
ağırlıklı)
1. SAKARYA YÖRESİ HALK OYUNLARI
Yörede Manavlar tarafından oynanan oyunlardan
Karşılama 9/8’lik, Zeybek 9/4’lük ölçülerde olup,
diğer oyunlar 2/4’lük ölçülerdedir. Oyun adları;
1. Konak Getirme
2. Var Gel (Vama-Geme)
3. Meşeli
4. Genç Osman
5. İnce Hava
6. Geyve-Taraklı Çiftetellisi
7. Öptürmem
8. Geyve-Taraklı Zeybeği
9. Korudere Zeybeği
10. Herayi
11. Geyve-Taraklı Kasabı
12. Taraklı Karşılaması
13. Bilecik Karşılaması
14. Argat Sallaması
15. Allı Yazma
16. Karagözlüm
17. Kocakarı Kocaadam
18. Gelin Bindirme
19. Gelin İndirme
20. Kadın Karşılaması (A Meleğim)
21. Domine/Dominik
22. Nirinam
23. Pamukova Zeybeği’dir.
Yöre oyunlarında kadın ve erkekler birbirlerinden
farklı yerlerde ve ayrı olarak oynarlar. “Konak
Getirme” ve “Geyve-Taraklı Kasabı” oyunları düz
sıralı, “Karşılama” (A Meleğim) oyunu karşı karşıya,
“Karagözlüm”, “İnce Hava”, “Geyve-Taraklı Zeybeği”,
“Geyve-Taraklı Çiftetellisi”, “Kocakarı Kocaadam” ve
“Genç Osman” oyunları daire halinde oynanmaktadır.
Ayrıca “Konak Getirme” oyunu el ele tutuşarak;
“Karagözlüm” oyunu da daire halinde oynanırken,
sözlü kısmına gelindiğinde kollar omuza atılır ve
müziğin ritmine uygun olarak sağa-sola ayaklarda
yaylanarak sallanma yapılmaktadır. “Geyve-Taraklı
Kasabı”nda omuzlardan tutularak tek sıra halinde
oynanır. Yörede oynanan oyunlarda komut verilmemekte
ve istenilen sayıda kişi ile oyunlar oynanmaktadır.
Yöre oyunları, evlenme geleneği ve düğün orijinli
bir özellik arz etmektedir.
“Karşılama” (A Meleğim), kadınların kendi aralarında
kına gecelerinde oynanmaktadır. “Konak Getirme”,
düğüne gelen konakların misafir olarak inecekleri
eve, oradan da düğün evine gelirken yolda
oynadıkları oyundur. “Gelin Bindirme” oyunu seyirlik
bir yapıda gerçekleştirilir ve düğün sırasında bir
kez çalınan gelinin baba evinden ayrılışını anlatan
hüzünlü müziği ve düğün merasimini içermektedir.
“Gelin İndirme” oyununda ise, gelinin damat evine
geldiğinde getirilen taşıttan inip eve girişine
kadar çalınan ve seyirlik bir özellik arz eden
yapıda gerçekleştirilmektedir. “Öptürmem” oyunu
sözlü ve yörede kadınlar arasında eğlenme ve
şakalaşma amacıyla oynanan manili bir oyundur. “İnce
Hava” erkekler arasında sarhoş taklidinin yapıldığı
bir oyun biçimidir.
Bu oyunların dışında kalan halk oyunları yine başta
düğün olmak üzere, eğlencelerde istendiği kadar ve
değişimli olarak oynanmaktadır. Tüm oyunlarda kaşık
kullanılmaktadır. Ancak oyunları kimileri kaşıksız
da oynamaktadır.
SAKARYA YÖRESİ HALK OYUNLARINDA KULLANILAN
KIYAFETLER
ERKEK GİYSİLERİ VE AKSESUARLARI
İçe Giyilen Kıyafetler ve Aksesuarlar
Beyaz veya açık mavi ya da boyuna çizgili el
dokumasından (Kandıra veya Şile bezinden) yapılan,
boyu kalça hizasında olan üzeri işlemesiz, uzun
kollu ve kolları düğmesiz, hakim yakalı önünde
yukarıdan aşağıya değişik renklerden 40 adet düğmesi
bulunan “Kırkdüğme Göynek/Gömlek” içe giyilmektedir.
Üste Giyilen Kıyafetler ve Aksesuarlar
Gömlek üzerine önü kapalı, koyu kahverengi/siyah
depme [mevsimine göre “şayak” (Kaba dokunmuş,
dayanıklı yünden dövme yoluyla elde edilen kumaş)
veya “keçe” (Yapağı ya da keçi kılın dokunmadan,
yalnızca dövülmesi ile elde edilen kaba kumaş)]
kumaştan yapılan önden 6 düğmeli, üstünde kösteğin
ve çevrenin konulduğu cepleri bulunan “Yelek”
veyahut yelek yerine bordo ya da mor renkli ince
keçe/kadife kumaştan, boyu kuşaktan 4 parmak
yukarıda, sim işlemeli önü açık ve kolu omuzdan düz
olarak inen “Kartalkanat”/“Cepken”/“Salta”
giyiliyor. Boyuna renkli, kenarları
“payetli”(İşlemede kullanılan küçük pırıltılı pul)
yemeni veya yazmadan “Çember” veya çok bükümlü
iplikle dokunmuş ince kumaştan “Krep” ya da “Çevre”
bağlanır. Çevreler (sırma işlemeli/yöre motifli
mendil) 35 x 35 cm. ya da 40 x 40 cm. ebatlarında
olup, yazın sıcakta başa, serin havalarda boyuna
bağlanıyor.
Yelek üstünde iki adet zincirden oluşan “Köstek”
(daha önceleri kısa kılıç, yakın dönemde de saatin
takıldığı zincir) takılıyor. Bele ise pamuklu veya
yünden turuncu, koyu yeşil, gül kurusu renklerden
oluşan çizgili, kare biçiminde el dokuması “Kuşak”
sarılıyor. Üçgen şeklinde katlandıktan sonra bir
karış genişliğinde kalıncaya kadar katlanan kuşağın
ucu sol tarafa sıkıca tutturulup, diğer ucu sağ
taraftan çevrilerek bele sarılı kısmın üst tarafına
sıkıştırılır.
Eskiden dört okka ağırlığında köseleden yapılmış ve
yaklaşık 5 kilo ağırlığında “Silahlık” ve üzerinde
“Kama” ve “Silah” takıyorlarmış. Kuşağın üzerine, 30
x 90 cm. boyunda dikdörtgen biçiminde Kandıra/Şile
bezinden dokunan, üzerine yöre motifleri ve uç
kısımlarına ise kanaviçe işlenmiş ve sol ayak
üzerinden aşağıya doğru sarkıtılan “Yağlık”; kimi
zamanda kuşağın üzerine sağ ayak tarafından veya
kuşak ortalanarak ya tek olarak ya da işlemeli
“Mendil”/“Çevre” birlikte takılır.Koyu
kahverengi/siyah depme kumaştan yapılan, üstü biraz
bol, paçaları dizden aşağısı ayağa kadar dar ve alt
kısmı düğmeli “Külot Pantolon” giyiliyor.
Yöre oyunlarının çoğunda şimşir ağacından yapılan
“Kaşık”lar iki elle çalınıyor.
Başa Giyilenler/Takılanlar ve Aksesuarlar Baş
kısmına ipekli ve saçaklı “Kefiye” ya da basma
parçalarından dikilmiş “Takke” (günümüzde “Hacı
Kefiyesi” ve “Fes” de) giyiliyor. Eskiden yöre
insanları kadifeden ya da keçeden uzun sıfır kalıp
“Fes” ve fesin üzerinde yarım arşına yakın (yaklaşık
30-35 cm.) boyunda omuzlarına kadar inen kalın bir
püskül takılıyorlarmış. Başa giyilen kefiye ya da
fes üzerine renkli ince katlanan “Poşu” veya “Krep”
sarılıyor. Sarıldıktan sonra uçları sağa doğru
aşağıya gelecek biçimde sarkıtılıyor.
Ayağa Giyilenler ve Aksesuarlar
Ayağa yünden el örgüsü beyaz, üzeri ve yanları
nakışlı “Yün Çorap” giyiliyor.
Yün çorabın üzerine tabaklanmamış küçük baş hayvan
derisinden yapılan ve deliklerine geçirilen
şeritlerle sıkıca bağlanan ayak giyeceği olarak
“Çarık” ya da yüzü yumuşak deriden yapılan, ucu oval
ve topukları iki parmak yükseklikte olan çoğunlukla
siyah renkli hafif ayakkabı olarak “Yemeni”
giyiliyor.
KADIN GİYİSİLERİ VE AKSESUARLARI
İçe Giyilen Kıyafetler ve Aksesuarlar
Sarı ya da beyaz el dokumasından (Kandıra veya Şile
bezinden) veya satenden yapılan, boyu kalça
hizasında olan üzeri işlemesiz, uzun kollu ve
kolları düğmesiz, dik yakalı yalnızca boyun kısmı
yaklaşık beş parmak kadar aşağıya doğru açık
düğmesiz “Göynek/Gömlek” içe giyiliyor.
Üste Giyilen Kıyafetler ve Aksesuarlar
Gömlek üzerine önü açık, kolsuz bordo ya da mor
renkli kadife kumaştan, boyu kuşağa kadar olan,
çoğunlukla minare, alem motiften sim işlemeli
“Yelek”, “Cepken”, “Sarka” giyiliyor.
Yörede kadınlar üstlerine cepken/yelek yerine, kimi
zaman kadifeden yapılan ve üzeri simle işlenen
“Üçetek” veya varlıklı ailelerin kadınları/kızları
kadife ve ağır işlemeleriyle “Bindallı”
giyebiliyorlar.Boyuna yine kırmızı kurdele üzerine
takılı altınlardan oluşan “Gerdanlık” takılıyor.
Bele iş yaparken yük taşımada kullanılan ve keçi
kılından dokunan, üzeri işlemeli ve uçları püsküllü
“Kılkuyruk” bağlanıyor. Üçetek veya entari şeklinde
elbiseler giyildiğinde, bele önceleri gümüş,
sonraları sarı saçtan yapılan “Kemer” takılıyor.
Ancak kılkuyruk kemer görevini de gördüğünden ayrıca
bele kemer takmayanlarda olabiliyor. Kemerin veya
kılkuyruğun ön yüzü üzerine, 40x90 cm. boyunda
dikdörtgen biçiminde Kandıra/Şile bezinden dokunan
üzerine yöre motifleri ve uç kısımları ise
kanaviçeden işlenmiş “Önlük” ortalanarak takılır.
Kemerin veya kılkuyruğun bel tarafına, 40x40 cm.
boyunda dikdörtgen biçiminde pamuklu bezden dokunan
desenli “Dokuma” ortalanarak takılır.Pamuk veya
ipekle karışık pamuktan dokunmuş kutnu kumaştan,
geniş, tek ağlı ve ağı aşağıda, paçaları dar bir
şalvar olarak yapılan “Zıpka”/“Zıbka” giyiliyor.Yöre
oyunlarının çoğunda şimşir ağacından yapılan
“Kaşık”lar iki elle çalınıyor.
Başa Giyilenler/Takılanlar ve Aksesuarlar
Evli ya da bekar köy kadınları baş kısmına, üstü
sargılı ve altınlı fes biçiminde “Kofik/Kofi/Kofu”
giyiliyor. Kofinin üzerine arkaya doğru uzanan
kırmızı/mavi/beyaz renkte “Grep Örtme” veya
kenarları oyalı ve payetli, kırmızı, mavi, beyaz
renkte “Yemeni” yüz kısmına sarkmayacak ve uzun
kısmı arkaya gelecek biçimde örtülüyor.
Gerp örtmeyi/Yemeniyi de fes üzerine bağlamak için,
üç parmak kalınlığında, kenarları payetli ve kuşak
biçiminde beyaz/mor/kırmızı renkte
“Sıktırma”/“Çember” bağlarlar.
Kofinin alına gelen kısmı üzerine dizilen küçük 7-9
adet altın para dizisinden oluşan “Tura” dikiliyor.
Ayrıca başa şakaklardan sarkan saç lülesi “Zülüf”
takılıyor.
Ayağa Giyilenler ve Aksesuarlar
Ayağa yünden el örgüsü beyaz, üzeri ve yanları
nakışlı, renkli işlemeli “Yün Çorap” giyiliyor.
Yün çorabın üzerine tabaklanmamış küçük baş hayvan
derisinden yapılan ve deliklerine geçirilen
şeritlerle sıkıca bağlanan ayak giyeceği olarak
“Çarık” ya da yüzü yumuşak deriden yapılan, ucu oval
ve topukları iki parmak yükseklikte olan çoğunlukla
kırmızı renkli hafif ayakkabı olarak “Yemeni”
giyiliyor.
SAKARYA YÖRESİ HALK OYUNLARINDA KULLANILAN
ÇALGILAR (MÜZİK ALETLERİ)
Halk oyunlarını icra eden elemanların hiçbiri, icra
ettikleri oyun müziklerini notaya bakarak veya
notadan öğrenerek çalmamaktadırlar. Yörede halk
oyunlarının müzikleri, usta-çırak ilişkisi ile
kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır. Düğün ve
eğlencelerde üç veya dört çalgı eşliğinde müzik
yapılmaktadır. Bu çalgılar:
• Cümbüş
• Klarnet
• Davul
• Darbuka
• Ud
• Keman’dır.
“Klarnet”, “cümbüş”, “keman” ve “ritm” (“davul” veya
“darbuka”) ana sazlardır. Zaman zaman “ritm” olarak
“davul” veya “darbuka” ayrı ayrı çalınmaktadır. Halk
oyunları veya müzikli eğlencelerde her zaman “keman”
yer almamaktadır. “Keman”ın da yer aldığı dörtlü
takıma yörede “İnce Takım” denmektedir. 21 Nisan
1982 tarihinde Geyve Halk Eğitimi Merkezi yöre
müziğinde kullanılan “Klarnet”, “cümbüş”, “keman” ve
“ritm” (“davul” veya “darbuka”) için Kültür ve
Turizm Bakanlığı’na tescil başvurusu yapmış. Yapılan
araştırma ve incelemelerden sonra Kültür ve Turizm
Bakanlığı Milli Folklor Araştırma Dairesi
Başkanlığı’nın 12 Mayıs 1983 tarih ve 380.1/983
sayılı yazı ile yörede kullanılan çalgılar/müzik
aletleri resmen tescil edilmiştir.
Geyve, Taraklı ve Pamukova yöresi müziğinde en
tanınmış kişi; “Kozanlı Klarnetçi Nizamettin Gemici”
ve sonra da yöre müziklerini 1962 yılında ondan
öğrenen “Taraklılı Öğretmen Ahmet İşsever”dir. Bugün
58 yaşında olan “Taraklılı Öğretmen Ahmet İşsever”,
halen halk oyunu oynamakta ve 1975 yılından beri de
yöre halk oyunlarının öğreticiliğini aktif olarak
sürdürmektedir.
Ancak yörede tespit edilen bu çalgıların bir
bölümünün özellikle “Cümbüş”, “Ud”, “Keman”ın
yaklaşık 80-100 yüzyıllık geçmişi olduğu
sanılmaktadır. “Bağlama”nın yerini “Cümbüş”ün
aldığı, “Klarnet”, “Davul” ve “Darbuka”nın ise daha
öncede yörede çalgı olarak kullanıldığı kanısı halk
arasında yaygındır.
Geyve, Taraklı ve Pamukova yöresi oyun müzikleri 28
Kasım 1990 tarihinde Yaşar ŞAHİN tarafından
derlenmiş ve 5 Nisan 1996 tarihinde İstanbul Teknik
Üniversitesi’nden Doç.Dr.Şenel ÖNALDI tarafından
notaya alınmıştır. Yine oyunlarda ilk sahne
düzenlemesi Ahmet İŞSEVER ve daha sonra Suat İNCE,
Yaşar ŞAHİN, Aydoğan ENGİNLER ve Hürdoğan KESKİN
tarafından yapılmıştır.
|